SİGORTA GENEL ŞARTLARININ DÜZENLENMESİ, DENETLENMESİ VE UYGULAMADA ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

21.02.2020 tarihinde Prof. Dr. Rayegân KENDER’e saygı günü kapsamında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde gerçekleştirilen ve akademisyen, hakim ve uygulamacıların bir araya geldiği “Sigorta Genel Şartlarının Düzenlenmesi, Denetlenmesi ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar Sempozyumu”nda sigorta genel şartlarının hukuki niteliği ve sigorta genel şartları kapsamında uygulamada ortaya çıkan sorunlar tartışılmıştır. Bu kapsamda, özellik arz eden hayat sigortası sözleşmeleri ile zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası genel şartları ayrı konu başlıkları altında ayrıca ele alınmıştır.

İki oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumun, Prof. Dr. Merih Kemal OMAĞ başkanlığındaki ilk oturumunda,

  • Öğr. Üyesi Aslıhan SEVİNÇ KUYUCU (“Sigorta Genel Şartlarının Hukuki Niteliği ve Uygulanacak Hükümlerin Belirlenmesine İlişkin Esaslar”),
  • Öğr. Üyesi Aslıhan ERBAŞ AÇIKEL (“İngilizce Sözleşme Koşullarının Sigorta Sözleşmesi İçeriğine Dahil Edilmesi”) ve
  • Öğr. Üyesi Kübra YETİŞ ŞAMLI (“Zarar Sigortalarında Teminat Kapsamındaki Rizikoların Belirlenmesine İlişkin Bazı Sorunlar”)

tarafından tebliğ sunulmuştur.

Bu oturumda dikkati çeken tartışma konuları şu şekilde özetlenebilir:

  • Sigorta genel şartlarının hukuki niteliği açısından sigorta genel şartları genel işlem koşulu olarak kabul edilebilir mi?
  • Sigorta sözleşmelerine eklenen İngilizce enstitü ve istisna klozlarının Türk Hukuku’nda geçerli kabul edilebilir mi?
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 1484. maddesi (“md.”) kapsamında istisna şartları zorunlu sigortalarda zarar gören üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir mi?
  • Sigortacının istisna şartına dayanmaktan feragat etmesinin doğuracağı sonuçlar nedir?
  • Sigortalı kusurunun, rizikonun teminat dışı kalmasına etkisi nedir?
  • TTK md. 1446’ya aykırı olarak sigorta ettiren tarafından bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ihtimalinde, TTK md. 1409/2 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 6 da dikkate alınarak, bu durumun ispat yüküne etkisi nedir?

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanı Sn. Şahabettin SERTKAYA ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Sn. Ahmet ÖZGAN’ın ayrı ayrı başkanlık görevini üstlendikleri ikinci oturumda,

  • Öğr. Üyesi Melda TAŞKIN (“Hayat Sigortası Sözleşmesi Genel Şartlarına İlişkin Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar”)
  • Dr. Başak BAYSAL (“TBK ve TTK Hükümleri Çerçevesinde Sigorta Genel Şartlarının Yürürlük Denetim”)
  • Dr. Samim ÜNAN (“Türk Sigorta Genel Şartları ile İlgili Olarak Uygulamada Ortaya Çıkan Bazı Sorunlar”)
  • Doç. Dr. Serap AMASYA, (“Trafik Sigortası Genel Şartları ile İlgili Olarak Yapılan Son Değişikliklerin Yol Açtığı Sorunlar”)

tebliğ sunmuşlardır.

Bu oturumda dikkati çeken tartışma konuları şu şekilde özetlenebilir:

  • Olması gereken hukuk bakımından, hayat sigortası genel şartlarının TTK ile ve krediye bağlı hayat sigortası sözleşmelerinin hayat sigortası genel şartları ile uyumlu olabilmesi için nelere dikkat edilmesi gereklidir?
  • Sigorta genel şartlarının genel işlem koşulu olarak nitelendirilmesinin kabulü halinde, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 21 uyarınca yürürlük denetimi ne şekilde yorumlanmalıdır?
  • Genel düzenleyici işlem olarak düzenlenen zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası genel şartları, genel işlem koşulu denetimine tabi tutulabilir mi?
  • Zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası genel şartları da dikkate alınarak, destekten yoksun kalma tazminatının hesabı ve yansıma zarar konusunun genel şartlar ile çözümlenmesi isabetli midir?
  • Sigorta sözleşmesi taraflarının özel şartlar vasıtası ile sigorta genel şartlarının aksine işlem yapmaları durumunda bunun ilgili hükümlerin geçerliliğine etkisi olacaktır?
  • Yabancı dilde düzenlenen sigorta özel şart hükümleri doğrudan geçersiz sayılabilir mi?
  • Destekten yoksun kalma tazminatı talepleri bakımından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 85 ve 86 hükümleri karşısında ayrıca kazaî içtihatlarda düzenleme yapılması isabetli midir?
  • Trafik sigortası teminatı kapsamı dışında kalan haller, sigortacı tarafından kendisine doğrudan talepte bulunan zarar gören veya zarar görenin desteğinden yoksun kalanlar kişilere karşı savunma olarak ileri sürülebilir mi?